Yükleniyor

Koşulsuz Ebeveynlik


Ebeveynler olarak çocukların hayatında sevginin çok önemli olduğunu biliriz ve bunun tüm yaraları iyileştirdiğini düşünürüz. Çocukları yaptıklarına göre sevmek ile kim olduklarına göre sevmek arasındaki ayrıma baktığımızda karşımıza ilk olarak koşullu sevgi çıkar. Çocuklar bizim uygun gördüğümüz davranışlarda bulunurlarsa, toplumda bilinen ‘akıllı çocuk ol’ kavramına uyarlarsa ve tüm bunlardan sonra bizim sevgimizi kazanırlarsa bizler koşullu ebeveynlik yapmış oluruz. 

 

 

 

Çocuklar onayımızı alıp beğenimizi kazanmak zorunda değildir. Onları her ne olursa olsun, nedensiz sevmeliyiz. Bu durum çocuğun her istediğini yapmak yada yapmasına izin vermek değildir. Hatta sevgiyi koşulsuz olarak sunduğumuz zaman istenmeyen davranışların ortadan kalkma ihtimali de yüksek olacaktır. 

 

 

 

Her çocuk doğuştan iyidir. Sevecen, saldırgan, özverili, bencil, işbirliği yanlısı, veya rekabet meraklısı olmasına etki eden faktörler çoğunlukla nasıl yetiştirildiklerine ve koşulsuz olarak sevgiyi hissedip hissetmediklerine bağlıdır. 

 

 

 

Bizlere iyi şeylerin toplum içinde her zaman kazanılmak zorunda olduğu hissettirilir. Çocuğuna öpmeden, sarılmadan bunu hakedip haketmediğini düşünen biri, sevgiyi kazanılması gereken bir hak olarak aktardığında insan doğasına olumsuz bir bakış açısı getirmiş olur. Koşulsuz ebeveynlik ise aile ortamını, sakin bir liman görmektedir. Kişinin ebeveynlerinden sevgi alması için bir bedel ödememesi gerektiğini söyler. Ebeveyn sevgisi içimizdeki şefkat duygusunun bir armağan olarak yansımasıdır ve tüm çocukların buna sahip olmaya hakkı vardır. Eğer bir çocuğu itaat altına almaya çalışıyorsak, onu istediğimiz bir şeyi yaptığında ödüllendirip aferinlere boğuyorsak istemediğimiz davranışlarla karşılaştığımızda sevmediği bir duruma maruz bırakıp sevdiği şeyleri elinden alıyorsak küsmeyi, kıyaslamayı, manipüle etmeyi, aşağılamayı alışkanlık haline getirmişsek koşullu davranışla birlikle koşullu ebeveynlik yapmış oluruz. 

 

Koşulsuz ebeveynlikte ise çocuk iyi yada kötü olarak düşünülmez. Çocuğun yalnızca davranışlarına bakılmaz bütününe odaklanılır. Çocuğun gözlerinin içine bakılarak doğasındaki masumiyet yakalanılır.